Yeniden Doğuşa İnanır Mısınız?

Uzak doğuda yaşayan insanların aşırı sakin, fazlasıyla hoşgörülü olduğunu gözlemleriz. Bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Peki ya turuncu kıyafetli Budistler neden bu kadar meşhur?

Yaşam, dünya üzerinde var olan her kültür için farklı şeyler ifade eder. Kimi kültürler için bir gün bitecek bir zaman dilimi, kimi kültürler içinse hiç bitmeyen bir döngüdür.  Buna paralel olarak ölüm de her zaman kelime anlamıyla eş tutulmaz, bir son olabileceği gibi yeni bir başlangıç da olabilir.

“Yaşamın, bütün yaşadıklarını yitirip, yeniden kazanmanın süreci olacak, hep yeniden yitirip, hep yeniden kazanmanın süreci…”

Hinduizm ve Budizm oldukça yaygın iki din ve bu  iki din de Hint kökenlidir. Her iki dinde de kişinin evrimini tamamlayıncaya kadar dünyaya gelmesi inancı, yani yeniden doğum anlayışı vardır. Ancak işleyişleri birbirinden farklılık gösterir.

1

Budizm’e göre karma yasası yapacağımız her eylemin sonuçlarının kaçınılmaz olduğunu söyler.  Örneğin bu yaşamımızda yapacağımız iyi veya kötü her şey bir sonraki yaşamımızda etkilerini gösterir. Uzak doğu ülkelerini benzersiz kılan şeylerden birisi de dini inançlarını modern yaşamlarına entegre etmeleri. Budizm’e inanan kültürler bir sonraki yaşamlarında daha iyi bir yaşam sürme arzusu içinde olduğu için tüm kötü düşünce ve davranışlardan uzak durur.  Bununla birlikte başlarına gelen kötü olaylarda şikayet etmek yerine, biat etme anlayışı vardır. Bir önceki hayatlarında kötü şeyler yaptıkları için bu hayatlarında cezalandırıldıklarını düşünürler bu yüzdendir ki sessiz bir kabulleniş içinde olmaları bir sonraki hayatlarında daha güzel bir yaşama sahip olacakları düşüncesini barındırır.

Uzak doğuda şüphesiz ilk dikkatinizi çekecek olan şey halkın sahip olduğu sakin ruh hali olacak. Diğer dikkatinizi çekecek olan nokta ise budaların önüne konan yiyecekler. Her sabah bu yiyecekler değiştirilerek yerlerine yenileri konur. Bazı Taylandlılar  bu ritüeli gerçekleştirirken daha önce ölmüş kişilerinin ruhlarının gelip bu yemekleri yiyeceklerini düşünerek evlerinin önünü adeta kişisel bir mabede çevirirler. Bu durum da bize sokaklar ve şehir perspektifi hakkında farklı bir görüntü sunar ve şehrin geri kalanı için daha büyük bir merak uyandırır.

2

Peki ya turuncu kıyafetler giyen keşişler? Turuncu sarı tonlar, sonbaharda yapraklar ağaçtan düşmeden hemen önceki renkleri temsil ediyor. Budist rahipler hayatta bir şeylere bağlanmamak gerektiğini hatırlamak için bu rengi giyerler.

 Herhangi bir şeye bağlanma arzusu içinde olan insanlar için kabullenmesi zor bir bakış açısı denilebilir. Fakat hiçbir şey için geç değil. Uzak doğunun bu ruhunu yakalamak, keşfetmek için hala vaktiniz var.

Yerli halkı fiziksel ve ruhsal yeni bir doğuşa inanırken, belki siz de merakınızı gidermek adına dolaştığınız sokaklarda manevi bir yeniden doğuş yaşayabilirsiniz.

Neden olmasın?