Kopi Luwak: Kahve mi?.. yoksa Altın mı?

Yazın gelmesiyle beraber enerjimizin yükseldiği günler yaşıyor olsak da, birçoğumuz hala hayat enerjimizi aldığımız sabah kahvelerinden vazgeçemiyoruz. Vazgeçmeyelim de zaten. Kahve bu, günümüzün ilk saatlerinde kokusu ve aromasıyla bizi mutluluğun doruklarına çıkaran, başka hiçbir şeyle yeri dolmayacak bir mutluluk sırrından bahsediyoruz. Bizde bugün kahvemizde bir değişiklik yapıp, Bali’den, bugünlerde adını sıkça duyduğumuz bir fincan Kopi Luwak’la güne merhaba diyelim diyoruz.

KopiLuvak_7
Bir fincan Luwak kahvesine hayır demek imkansız

Kopi Luwak, Endonezya’dan dünyaya açılan en nadide diyebileceğimiz bir kahve türü. Kopi, Endonezya dilinde kahve anlamına geliyor. Luwak ise Endonezya’da ağaç tepelerinde yaşayan bir çeşit misk kedisi. Peki, neden bu kahve adını bir hayvandan alıyor? Sorunun cevabı aslında basit ve bir o kadar da şaşırtıcı. Bizim kadar kahve sever olan, yüzü rakunu andıran, bu uzun burunlu dik kulaklı hayvanlar kahve bitkilerini yerken kahve çekirdeklerini de bütün bütün yutuyor. Midede bütünlüğü bozulmayan bu kahve taneleri, enzimlerin asidik etkisiyle fermantasyona uğrayarak, doğal bir şekilde işlem görüyor. Dışkı yoluyla dışarı atılan tüm haldeki kahve çekirdekleri toplanıp, sterilize işlemlerinden geçtikten sonra kurutularak güzel anlarımızı tatlandırmak için sunuma hazır bekliyor.

4720374890_c665b3d770_b
Kahve canavarı sevimli bir Luwak

Yani insan düşünmüyor değil, böyle bir süreçten geçen kahve, nasıl oluyor da bu kadar kıymetli olabiliyor. Kabullenmesi zor ama bu noktada benzersiz üretim şekli büyük rol oynuyor. Araştırmalara göre misk kedisinin midesindeki enzimler kahveye acılığını veren proteinlerin etkisini azaltıp, makineyle elde edilmesi imkânsız bir tat veriyor. Bu eşsiz aromasının yanına, yılda en fazla 250 kg üretilebilmesi de eklenince bu kahve çekirdekleri birer değerli taşa dönüşüyor. Bu egzotik kahvenin tadına gelince, Luwak’ın sindirim sisteminde kafeinin önemli bir kısmı emildiğinden içimi inanılmaz kolay hatta kafeinsiz kahve tercih edenler için de farklı bir seçenek. Yağmur sonrası nemli toprak kokusu ve vanilyamsı aromasıyla; macchiyatodan sert, espressodan hafif tadı damağınızda uzun süre kalacak. Endonezyalılar Nescafe hazırlar gibi suyla karıştırarak tüketiyorlar. Fakat siz de Türk kahvesinin üstüne yok diyen bir damak tadına sahipseniz, Türk kahvesi yöntemiyle pişirerek ya da espresso makineleri aracılığıyla daha şahane sonuçlara ulaşabilirsiniz.

8711197656_8a2d6752a5_k

Şimdi içimizde “Bunu parasız da verseler içmem!” diyenlerin çoğunluk olduğunu tahmin etmek tabi ki de zor değil. Fakat gece yana döne işkembeci arayıp, kokoreçten asla vazgeçmeyiz diyen, formülünü bilmediği Coca Cola’yı su gibi tüketen bir toplum olduğumuzu düşünürsek, Luwak kahvesi bizler için gayet masum kalıyor. Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki Luwakların dışkısında bulunan kahve çekirdeklerinde, diğer kahve çekirdeklerine göre daha az bakteri bulunuyor. Aynı zamanda uzun yıllar yaşayan halkıyla ünlü, henüz kanser hastalığıyla tanışmamış Bali’de, insanlar bu kahvenin kendilerini kanserden koruduğunu söylüyor. Diğer yandan, bir fincan kahveye 60 TL vermek ne kadar mantıklı bilinmez. Bu karar da size kalmış ama eğer bir kahve meraklısıysanız bir kere de olsa denemek gerek derim.

Söylemeden geçemeyeceğim, merak ediyorum böyle bir kahve ilk nasıl keşfedilmiş acaba?.. Aranızda bir fikri olan var mı?