Okursanız Bir Yaşınıza Daha Girebilirsiniz; Bizden Söylemesi!

Doğu Asya genellikle ilginç gelenekleriyle tanıdığımız ülkelerle çıkar karşımıza. Ve şimdi okuyunca sizi bile ‘’bir yaşınıza daha bastıracak’’ bir gelenekten bahsedeceğiz. Çin Kültürü, Japon Kültürü, Kore Kültürü, Vietnam Kültürü ve diğer kültürlerde bir kişinin yaşı hesaplanırken kullanılan biraz ilginç yollardan biri ile tanışacağız.

Happy mi Birthday?
Happy mi Birthday?

İnsanı neredeyse yaşlandıracak🙅 bu hesaplamaya göre, yeni doğan bir kişi hayata 1 yaşında başlar ve her yıl geçtikçe de, tıpkı bizde de olduğu gibi, doğduğu güne 1 yaş daha eklenir.  Bir başka değişle yaşamın daha ilk yılından her insan bir yaş almaya başlar. 😕 Yani Doğu Asya’da yaş hesaplaması batıya göre bir yaş daha fazladır, hatta bu yüzden gözü de yaşlıdır 😥. Bugün bu sistem daha çok Çin’de yaygın olarak kullanılmaya devam etmektedir. Yani anlaşmazlıkları,  geleneklerde de devam eder Çin ve Kore’nin. Korelilerde ise bir bebeğin 100 günlük yıl dönümü çok önemlidir ve buna ‘’baegil’’ denir. Bu kelime Korece’de 100 gün anlamına gelir.  Yani bebek hem 100. gününü hem de birinci yaşını aynı sene içinde kutlar. Bebeğin birinci yılına ise ”Dol” denir.  Madem bu kadar matematik dedik, hesaplama dedik; var mısınız bir örnekle açıklayalım:

Kore yaşı doğduğunuzda 1 ile başlar ve her yeni yılda (1 Ocak ) asıl doğum gününüze rağmen 1 yaş yaşlanmış olursunuz.

Örneğin; Min Yoongi, 09.03.1993 doğumu:

9 Mart, 1993 (doğumu). Türkiye yaşı 0, Kore yaşı 1.
1 Ocak,1994. Türkiye yaşı 0, Kore yaşı 2.
9 Mart, 1994. Türkiye yaşı 1, Kore yaşı 2.
1 Ocak, 1995. Türkiye yaşı 1, Kore yaşı 3.

Kutlaması kendinden büyük bebek :)
Kutlaması kendinden büyük bebek :)

Gerçekten de gözlerimizden yaş geldi, bu ne hız! 😂 Yaş yaş dedik, bu kadar yaş almaya meraklı bir millet için herhalde değişik kutlamalar da yapılıyordur dedik ve yazmaya devam… Ay Takvimi’nde ilk ayın 15.günü yılbaşı kutlamalarının bitişi kabul edilir. Bu günle ilgili geleneklerden biri de; her bir aile üyesinin sayıca yaşları kadar olan ve bir önceki seneden kalma yemişleri ( ceviz, kestane, yer fıstığı ve çam fıstığı) dişleriyle açarak yemeleridir. Sanırım burada ilerleyen yaş ve diş sağlamlığının oranını hesaplıyorlar . 😀

Dişleri takma olan için şimdiden üzüldük. :/
Dişleri takma olan için şimdiden üzüldük. :/

Peki merak edenler için bu 1 yaşın öncesine de bir gidelim. Bir yaşa kolay gelinmiyor ne de olsa. 😀  Bu sebeple evlenen çiftlere düğünlerinde çocuk resimleri gösteriliyor ki, çiftin çocukları zengin ve mutlu olsun. Sonrasında ise günün birinde hamile kalan kadın, 9. ay gelip çattığında artık saçlarını yıkamamaya başlıyor ve doğumundan sonraki üç hafta da, lohusa annemizin kapısına ip geriliyor ve ev halkından başka kimse eve giremiyor. Eğer bebek erkekse, bu ipe kırmızı acı biber asılıyor; çünkü acı biber, erkekliği simgeliyor. 🌶👶 Vee gelelim doğum gününe; bebek doğuyor ve 1 yaşında sayılıyor demiştik. İlk doğum gününde (Dol), doğum tanrıçası için özel bir masa hazırlanıyor. Bu ilk doğum günü kutlamasında, bebeğin önüne çeşitli nesneler konuluyor; biz de de diş buğdayı deniyor ya, aynı öyle düşünebilirsiniz. 🍼 Bebeğin önüne konulan; para ya da pirinç tanesi, kitap ya da yazı fırçası, ok ya da yay
( bunlarda nesneler biraz farklıymış😀 ), erişte veya iplik oluyor. Bebeğin, birinciyi seçmesi zenginlik, ikinciyi seçmesi bilgin, üçüncüyü seçmesi yiğitlik, dördüncüyü seçmesi ise uzun ömürlü olacağı anlamına geliyor. Ve böylece ilk yaş kutlaması bu seremonilerle son buluyor.

Geleceğini kendi seçen çocuklar
Geleceğini kendi seçen çocuklar

Bir de yukarıda da bahsettiğimiz; bebeğin 100. Günü kutlaması var; 100. gün aslında önemli ve anlamlı bir gün olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü Geleneksel Kore kültüründe bir çocuğun hayatının 100. günü kutlu bir kilometre taşıdır. Ne yazık ki eski günlerde birçok bebek yeterli tıbbi imkanların olmayışından ve yoksul yaşam koşullarında  ilk günlerini zor geçirebiliyordu. Bu yüzden Koreli anneler de, bu 100 günün tamamen iyileşme ve bebeğin dokunulmaz olması için gerekli olduğuna inanıyor. Dolayısıyla bu süreçte bebekler, evin içinde kendilerine zarar verebilecek şeylerin dışında tutulmuş oluyor. 100 günü geçirdikten sonra da, eş- dost çağrılıyor, 100.gün anısına resim çektiriliyor ve çeşitli ikramlar hazırlanarak kutlama yapılıyor.

100'lerce kutlama 😊
100’lerce kutlama 😊

Bu tarz gelenekler giderek azalsada,100. Gün, ilk doğum günü ve 60 yaş kutlamaları, bebek ölüm oranının yüksek, yaşamınsa kısa olduğu eski dönemlerde oldukça önemli ve anlamlı bir aktiviteymiş.
Doğum günü, 100. Günü derken, yetişkinliğin başlangıcı sayıldığı için, 20 yaş da özel olarak kutlanan yaşlardan biridir. Bu önemli gün de, her yıl mayısın 3. pazartesisine denk getirilir ve yurt genelinde kutlanır. Tabii hızlı gelişmeler sonucu çağa ayak uydurmaya yetişemeyen  bazı gelenekler zaman içerisinde önemini biraz yitirse de, adettendir işte, yapana da mani olmamak gerek.
Ne olursa ve nerede olursa olsun, anlamlı, sevdikleri bir araya getiren ve insanı mutlu eden tüm geleneklerimizin yaşatılmasını diliyoruz.