Gelin Olmuş Gidiyorsun, Be Adam!

Endonezya Adaları milyonlarca yıl doğanın eşsiz gücünün parçalanmalarına şahit olmuştur. Burası iki büyük kabuğun, yani Asya ve Avusturalya’nın kesişmesiyle doğmuştur. Endonezya’nın Sunda Adaları’nın en batıda olanı Sumatra Adası, yüz ölçümü sebebiyle dünyanın en büyük altıncı adasıdır ve Endonezya’ya ait en büyük ada unvanına sahiptir.

Sumatra'da bitki örtüsü dışında çoğu şey dünyadan bağımsız hareket ediyor.
Sumatra’da bitki örtüsü dışında çoğu şey dünyadan bağımsız hareket ediyor.

Bu kadar büyük bir alanda, hiç şüphesiz ki kendine has toplumların hatta vahşi canlıların bile yaşadığını söylemek mümkün. Sumatra Adası hariç, dünyanın hiçbir yerinde aynı anda aslan ile kangurulara ev sahipliği yapan başka bir yer daha yoktur. Endonezya’nın vahşi yaşamı birbirinden çok farklı iki dünyadan meydana gelmiştir. Burada Asya’dan kaplanlar, filler, maymunlar ve bir keseli hayvan cenneti olan Avustralya’dan kangurular ve diğer türler de gelerek hayatlarını sürdürmektedirler. Bu adada vahşi yaşamdan tutun da, bitki örtüsünden, geleneklerine, inançlarına bağlılıktan, evliliklere kadar pek çok şey dünyadan bağımsız hareket ediyor. Hatta Sumatra’nın en zor sınavını modernleşmede verdiği de söylenmektedir.

Verdiği pozdan da anlayacağınız gibi, kendisi Yaprak Maymunu...
Verdiği pozdan da anlayacağınız gibi, kendisi Yaprak Maymunu…

Adeta bu sihirli denecek adadaki farklılıklar, Endonezya’nın en büyük zenginliğini oluşturmaktadır. Doğal hayatın zenginliği bir yana dursun, bu zengin kültürde yaşayan ilginç bir toplumu daha yakından tanıyalım. Sumatra Adası’nda yaşayan 4,5 milyon nüfuslu Minangkabau toplumu, dünyanın en büyük ‘anaerkil’ topluluğunu oluşturuyor.

Evlilik zor zanaat...
Evlilik zor zanaat…

Daha önce de ‘’Kızların Krallığı’’ isimli yazımızda Hindistan’da bir köyden bahsetmiştik. Hatırlarsanız; orada da miras sistemi aileden kıza geçiyor ve kızlar sonsuz bir özgüven ile yetiştiriliyordu. Tabii Minangkabau’da işler biraz daha farklı. 😊

Gidiyor gönlünüzün efendisi😃

Örneğin; düğünlerde alışılmışın dışında, kadınlar yerine erkekler gelin 😃 ediliyor.  Evlenen erkekler, kadının soyadını almakla kalmıyor onun evine de taşınıyor. Deyim yerindeyse; ‘kadınların krallıkları‘nın hüküm sürdüğü bu topraklarda, erkekler genellikle politika ve din konularıyla ilgileniyorlar. Öyle ki, erkek çocukları 10 yaşına geldiğinde, annesinin evinden ayrılıyor ve hem hayat hem de din üzerine eğitimler alarak yetiştiriliyorlar. Kabile şefleri genelde erkek olmakla beraber, şefleri kadınlar seçiyor ve başarısız olduğunu düşündükleri anda, onları görevden alabiliyorlar.

Böyle güldüğüne bakmayın 😊
Böyle güldüğüne bakmayın 😊

Kadının hakimiyeti ev yaşantısında da dolu dizgin devam ediyor tabii ki. Her kadının evinde kendisine özel bir yatak odası mutlaka bulunuyor. Kocası onunla uyuyabiliyor ancak sabah erkenden uyanıp annesinin evine kahvaltıya gitmek zorunda. Annelerden konu açılmışken, alıştığımız bir tabirle söylemek gerekirse; evlenen erkekler sürekli eşlerinin annelerinden (nam-ı değer kaynanalarından😃) dert yanar durumdadırlar. Çünkü evlenen erkekler sürekli olarak evin işlerini yapmakla yükümlüdürler.

Adı kaynana olunca durum herkese aynı demek ki 😊
Adı kaynana olunca durum herkese aynı demek ki 😊

E tabii bu da anlaşmazlıkları beraberinde getirmektedir. Kadının eşiyle şiddetli geçimsizlik durumunda ise evlerinden kovulan zavallı ve sosyal güvencesi olmayan eşler, camilerdeki ‘sığınma odaları’nda yaşarken, karısı ölen erkeklerin bir kısmı da yaşamlarını sokakta sürdürmeyi tercih edebiliyorlar.

Kendini yollara vurmuş bir Minangkabaululu 😊
Kendini yollara vurmuş bir Minangkabaululu 😊

Haydi dramatiklikten hemen uzaklaşıp, bu yazının da kırk yıl hatrı olsun diye; Endonezya’nın en büyük geçim kaynağı olan kahveyi, hatta dünyanın en pahalı kahvesi olan Luwak Kahvesi’nin çekirdeklerini toplayanların ellerine sağlık diyelim. 😊

Ne yapalım? Adetler de, yerini bulsun diye yapılmış; toplumu kendine has kılan ve kaleme alındığında keyifle okunabilen miraslarımızdır.

Size de keyifli okumalar. 😊

Hamarat insanın hali de bir başka oluyor. 😄
Hamarat insanın hali de bir başka oluyor. 😄