Kavanozların Ovası, Phonsavan

on

Tarihten bugüne kalan izler ne kadar dokunaklıysa, bugün hala patlama tehlikesi olan bombaların etrafında yaşama bağlı kalmak da bir o kadar zor Kavanozlar Ovası’nda. Vietnam Savaşı sırasında ABD ordusu, Laous’un güneyine keşif uçakları göndermeye başlamış ve bu tarihin en büyük bombalama operasyonunun başlangıcı olmuştur. Amaç: ‘’Vietkong’’ olarak da bilinen Güney Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi gerillalarının, Kamboçya ve Vietnam sınırındaki yaklaşık 1000 kilometrelik hattaki faaliyetlerini sekteye uğratmaktı. O dönem, bombalar ABD’den büyük gemilerle Satthahip Limanı’na getirildi ve buradan tırlarla Utapao ve Korat Havaalanları’na nakledildi. Düşük düzeyli başlatılan operasyon, kısa sürede büyüdü. 1964’ten 1973’teki ateşkese kadar Laos’a 2 milyon ton bomba düştü. Doğal güzelliği ve sükunetiyle bilinen ve Fransız sömürgecilerin ‘’süt ve bal toprakları’’ diye andığı bu ülke, yaşanılan bombalamadan sonra büyük zarar gördü. Bundan dolayı Laos, dünya tarihine ‘’kişi başına en çok bombanın atıldığı ülke’’ olarak geçti.

Boyutunu tahmin edin diye yanına gidip poz verdik (!)
Boyutunu tahmin edin diye yanına gidip poz verdik (!)

Tüm bunlara rağmen Phonsavan, hala silemediği savaş izlerini üzerinde taşısa da, halkının Lao Yaylaları’ndaki huzurlu yeri olmaya devam ediyor. Günümüzde de burası, UNESCO tarafından bir miras alanı olarak korunmaya alınmıştır. Patlamamış bombaların büyük bir kısmının Birleşmiş Milletler tarafından temizlendiği, her yıl çok sayıda ziyaretçinin geldiği Phonsavan’daki dev taş kavanozlar yapılış amaçları açısından insanların merakını uyandırmaya devam ediyor.
Elbette araştırmacıların bu konudaki teorileri, arkeolojik kazılardaki bulgulara dayanarak bizleri en sağlıklı şekilde aydınlatacaktır ama, en az bu bilgiler kadar yaşayan halkın inandıkları efsaneler de kabul görür niteliktedir. Ve bir Laos efsanesi der ki; kavanozlar, yaylalarda yaşayan eski devlet kralı Khun Cheung tarafından, uzun bir savaşın ardından kutlama amaçlı hazırlanan Lao Lao Pirinç Şarabı için yapılmıştır. Bu efsane bir yanda dursun, biz araştırmacıların ve Fransız Arkeolog Madeine Colanı’nin bölgeden edindikleriyle vardığı sonuçlara göre kavanozların içinden çıkan boncuklar ve çeşitli mücevherlerden bahsedilirken, sonrasında tüm bunların yağmalandığı söylenmektedir. Diğer yandan da, yakınlardaki bir mağarada kemik ve kül gibi insan kalıntılarının bulunmasıyla, kavanozların bir cenaze törenleri için yapıldığı görüşü de savunulmaktadır. Hatta M.Ö. 500-200 ve M.S. 800 yıllarına ait bu bulgular, Üst Laos Megalitleri’nde de sergilenmiştir.

phonsavanss

Üç yüzden fazla taş kavanozda tonlarca kışlık domates saklanabilirse de o coğrafyada kışın olmadığını da hatırlatalım (!)

Bir başka görüş ise, Phonsavan Ovası’nın kavanozların merkez bölgesi olmasına rağmen, benzer kümelerin Kuzey Hindistan’a kadar doğrusal bir yol oluşturduğundan yola çıkarak, buradan büyük bir ticaret yolunun geçtiğini savunmaktadır. Onca yıla rağmen gidenlerin huzurunu yaşamaktan kendini alamadığı güzellikleriyle kavanozların hala dimdik ayakta durduğunu da unutmayalım.
Kısacası Laos’un tozlu yollarının çıktığı ‘’Yalnız Gezegen’’ Phonsavan, onca savaşın içinden derin yaralarla çıkmış ve her şeye rağmen kargaşadan uzak, yalın bir hayatın getirdiği huzuru simgeler nitelikte.