Tayland Boksu, yani Tayland’ın Dünya’ya sunduğu ismiyle Muay Thai

Tayland denilince aklımıza birbirinden güzel tropik adaları ve plajları, görkemli Budist tapınakları, festivalleri, renkli  gece hayatı ve farklı yemek kültürüyle Uzak Doğu’nun önemli bir parçası, ilgi çekici bir ülke gelir. Bu ülke için sosyal yaşam, ekonomi, turizm gibi konular oldukça önemli olduğunu zaten biliyoruz.

Peki ya sporun yeri? Sporun insan sağlığı için olan önemi zaten günümüzde bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Spor bir ülke için ise günümüzde en iyi propaganda araçlarından bir tanesi. Ülkelerin  oynadıkları bu propaganda oyununda, spor hem en büyük ilgiyi çeken hem de dil duvarlarını aşarak söz konusu ülkenin başarılarını geniş kitlelere en kolay anlatan öğedir. Biz de bu yazımızda Tayland’da ortaya çıkan, gelişen ve buradan tüm dünyaya yayılan Tayland boksu, yani Tayland’ın dünyaya sunduğu ismiyle Muay Thai’ı biraz ele alalım istedik.

muay thai

Muay Thai, savaşların kılıç, ok ve mızraklarla yapıldığı  orta çağ dönemlerinde başlamış. Yumruk yumruğa yapılan bu dövüşte kollar, ayaklar, dizler ve dirsekler birer silah olarak kullanılmaya başlanmış. Askeri eğitimlere de dahil edilmiş sonrasında. Kral Naresuan zamanında (M.S. 1560) meşhur olmuş. Kral, Burma ve Siam arasındaki savaşlarda esir düşmüş. O dönemde Burmalılar, kendi dövüşçülerini Dünya’nın en iyileri olarak görüyorlarmış ve Kral’a en iyi dövüşçüleri ile dövüşmesi ve onu yenmesi şartıyla halka özgürlük vaat etmişler. Kral bunu kabul edip, dövüşü kazanıp sonrasında Siam’a döndüğünde büyük bir coşku ile karşılanmış. O günden sonra Muay Thai ulusal bir spor olarak kabul görmüş.

 

muay-thai-eldiven
Önceleri at derilerinden yapılan sırımların şimdiki hali

O günlerden itibaren dövüşçüler 20. yy başlarına kadar atların derilerinden sırımlar yapıp eldiven olarak kullanmışlar. Ayrıca aralarında anlaşarak cam parçalarını ezip sırımların üzerine yapıştırmaya başlamışlar. Zaten özellikle 90’lı yıllarda moda olan dövüş filmlerinde bu sahneyi mutlaka görmüşsünüzdür. Taylandlılar  Muay Thai sporunu kendilerine prestij sağlayan bir ulusal bir spor olarak kabul ederler. Tayland’lı çocuklar eğitim alarak bu sporun nasıl yapılacağını öğrenir, gerektiğinde kendilerini korumak için bile kullanırlar. Tıpkı Çin’deki çocukların Kung-fu öğrendikleri gibi.

Günümüzde bu sporun kesin başlangıç tarihini gösteren kaynaklar maalesef yok ama Taylandlıların Çin’in güneyinden göç etmeleriyle başladığını varsayabiliyoruz. Taylandlılar,  bu göç esnasında yöre halkının direnişi ile karşılaşmışlar ve büyük bir mücadeleye girişmişler. O döneme ait ok, yay, mızrak, kılıç, kargı gibi silahların yakın dövüşte oldukça hantal kalması sebebiyle Taylandlılar daha pratik olması için dirsek, yumruk, diz ve ayaklarını kullanmaya başlamış. Sonuçta başarılı olmuşlar ve böylece günümüz Tayland Boksu’nun temelleri de bu şekilde atılmış. Muay Thai’nin  ulusal bir dövüş sanatı olarak kabul edilmesinden sonra düzenlenen eğlencelerde yarışmaları yapılmaya başlanmış. Müsabakalarda zaman tutma işlemi, delik bir hindistan cevizi kabuğunun yüzdürülmesiyle yapılıyormuş ve kabuk battığında müsabakanın sona erdiğini bildirmek için davula benzer bir çalgı kullanılıyormuş. Yine bu dönemlerde kraliyet ailesine mensup olan kişiler başka ülkelerden dövüşçüler bulup müsabakalar düzenlemişler. Galip gelenler para ve değerli armağanlar ile ödüllendirilmeye başlanmış. Bu dönem Muay Thai’nin altın çağı olarak biliniyor. Bu dönemde müsabakalar uygun bir genişlikte fakat standart olmayan sahalarda yapılıyormuş. Zaman içerisinde halatlarla çevrili, standart yükseklikteki ringlere geçilmiş.

İlk ring 1921 yılında inşa edildiğinde, geleneğe uygun olarak dövüşçüler hala sırım kullanmaya devam ediyordu. Muay Thai yaygınlaştıkça Thai boksörlerine meydan okuyan yabancı ülkedeki dövüşçülerin sayısı da artmaya başladı. Önemli ve meşhur bir serbest stil maçı, genç bir dövüşçü olan Harntalay ile Çinli dövüşçü Chin Chang arasında yapıldı. Maç sonucunda Harntalay rakibini sert bir tekme ile saf dışı bıraktı. Bu dönemden sonra müsabakalarda hakemler kullanılmaya başlandı. Sırım ile elleri bağlama da, dövüşçülerde fazlasıyla hasara yol açtığından olsa gerek, 1929 yılına kadar sürdü. Bu tarihten itibaren normal boks eldiveninin kullanımına geçildi. Zaman ilerledikçe Bangkok’da ve diğer şehirlerde Muay Thai statları inşa edildi. Fakat bu statlar 2.Dünya Savaşı sırasında yavaş yavaş ortadan kayboldu. Savaş bittikten sonra ise tekrar ortaya çıktı.

rajadamnern stadium
Dünya’nın en ünlü dövüş stadyumu Rajadamnern

Turnuvalarda dövüşmek için diğer ülkelerden gelen pek çok boksör Bangkok’da toplanıyordu. Nihayet ilk standart dövüş stadyumu 1945’de inşa edildi ve adı Rajadamnern (bu stat halen faaliyette olup Dünya’nın en ünlü dövüş stadyumudur) olarak belirlendi. Artık birtakım kurallar koymanın zamanın gelmişti. Maçlar 3’er dakikalık 5’er raunt olarak belirlendi. Rauntlar arasına 2 dakika mola süreleri ilave edildi. Sonrasında sıkletler belirlenerek belirli kilo aralığındaki dövüşçüler birbirleriyle karşılaşmaya başladı. Bu sayede Muay Thai günümüzdeki halini aldı. Bu dövüş stili günümüzde artık uluslararası bir spordur ve gelişimini hala sürdürmektedir.

Teknik ve Antrenman

İsterseniz bu dövüş stilinin biraz da teknik kısmından bahsedelim. Muay Thai’de eller, dirsekler, dizler ve tekmeler temel saldırı araçları olarak kullanılır. Bu dövüş stilinde tekme, yumruk ve blokların hepsinde bütün bedenin kalçanın dönüşüyle birlikte kullanılması söz konusudur. Bu durum Muay Thai’ye, diğer dövüş sanatları ile karşılaştırıldığında biraz yavaşlık vermekle birlikte daha büyük bir güç kazandırmaktadır.

muay thai dance

Müsabaka öncesinde yarışmacılar, hem ısınma hem de dini amaçlı belirli yerel müzikler eşliğinde birtakım törensel danslar yaparlar. Diğer tüm dövüş sporlarında olduğu gibi Muay Thai’de de kondisyonun önemli bir yeri vardır. Dövüşün gerektirdiği sertlik ve kondisyon için gereken çalışmalara bu sporda özellikle yer verilir. Diğer mücadele sporlarında olduğu gibi Muay Thai’de de koşma, ip atlama, gölge boksu, vücut direncine dayalı egzersizler, sağlık topu egzersizleri, karın kası egzersizleri ve ağırlık antrenmanı gibi çalışmalar uygulanır.

muay thai camp

Tayland’da çalışmalar kamp olarak tabir edilen yerlerde, batıda ise gym olarak adlandırılan salonlarda gerçekleştirilir. Tayland’daki çalışmalar batıdakilere göre çok daha kapsamlı ve zordur. Ne de olsa bu dövüş stilinin ana vatanı. Dövüşçüler kamplarda yer, içer, yatar ve antrenman yaparlar. Her gün sabah 2 saat, akşam ise yine en az 2 saat antrenman yapılır. Sonrasında, dövüşçüler birkaç haftada bir birbirleriyle son derece sert geçen müsabakalara katılırlar. Sonuç olarak bu müsabakalar dövüşçülerin çok iyi seviyeye ulaşması için gerekli bir yöntemdir.

Tayland’a gittiğinizde irili ufaklı birçok spor salonunda her yaştan dövüşçünün gerçek müsabakalarını ve gösteri maçlarını izleyebilirsiniz. Bu durum günümüzde Tayland turizmi için de önemli bir öğe haline gelmeye başlamıştır. Ayrıca çok küçük bir ücret karşılığında oradaki dövüşçülerle birkaç dakikalığına da olsa gösteri maçına çıkabilirsiniz. Fakat uyarmadınız demeyin, dikkatli olmanızda fayda var. 🙂