Uzak Doğulu Patiler, Bıyıklar ve Bazen Kuyruklar

 

Bengal kaplanından Malay tapirine, Borneo’nun yağmur ormanlarının sevimli koruyucusu orangutandan komodo ejderine ve hatta çok kısa bir süre önce yazılarımızdan birinde uzun uzun bahsettiğimiz Asya fillerine kadar, Güney Asya coğrafyasını her zaman egzotik hayvan türleriyle hatırladık. Oysa Güney Asya topraklarında doğup tüm dünyaya göç etmiş, ta oralardan gelip çoğumuzun kalbinde taht kurmayı bile başarabilmiş olan, Asya söz konusu olduğunda bazen es geçtiğimiz bir sakini daha var bu toprakların: Evcil kediler.

46ea9346ef8df3bf00a97f5a91747f33
Sonunda yıllardır beklediğimiz kedi içeriği! Holey!

Bugün Tayland başta olmak üzere kökleri Asya topraklarına dayanan safkan cinslerin önemli bir bölümü bizim topraklarımızda da ikamet ediyor.

Bir Güney Asya şehrinde gündüz gezintisi yaparken sokaktaki kedilere biraz dikkat edecek olursanız, çoğunun kuyruğunun yaklaşık 90 derecelik bir açıyla kırık durduğunu göreceksiniz. Bu konuyu şehrin sakinlerine soracak olduğunuzda, birbiriyle çelişen farklı hikayeler duymanız olası. Bir şehir efsanesine göre, Taylılar iyi şans ve para getirmesi için yavru kedilerin kuyruğunu kırıyorlar. Bunu “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” şeklinde yorumlayabilir ve en azından bu şehir efsanesine inanıp bu canavarca eylemi gerçekleştiren bazı kişilerin mevcut olduğunu varsayabiliriz. Ancak konunun biraz daha mantıklı bir açıklaması da söz konusu. Güney Asya’da kedilerin bir bölümünün “brachyury” adı verilen genetik rahatsızlıkla doğduğu bilinen bir gerçek. Bu genetik rahatsızlık yalnızca kuyruğu değil tüm omurgayı olumsuz etkiliyor ve hatta bazı durumlarda kedilerde nörolojik rahatsızlıklara da neden olabiliyor. Bu hastalık ne yazık ki tedavi edilemiyor.

japanese_bobtail_cat
Kuyruksuz kedi, Japonya’da tuhaf olan binlerce şeyden biri.

Bu genetik rahatsızlıktan muzdarip olan türlerden birini kediseverler yakından tanırlar. “Japanese Bobtail” yani “Japon Kıvrık Kuyruk” adı verilen bu tür, muhteşem göz rengi, tatlı bakışları, kocaman kulakları ve kediden ziyade tavşanı andıran minicik kuyruğuyla tanınır. Kıvrık kuyruklar günümüzden yaklaşık 1.000 sene önce Asya’nın anakarasından Japonya adasına göç etmişler ve burayı çok sevdikleri için yerleşmeye karar vermiş, evleri olarak benimsemişlerdir. 17. yüzyılda Japon devleti kemirgenlerle savaşma görevini kıvrık kuyruklara vererek halka kedi alım-satımını yasaklamış ve tüm kedilerin sokağa salınmasını emretmiş, böylece kıvrık kuyruklar Japonya’nın sokak kedileri haline gelmiştir. Genellikle üç renkli (sarı-siyah-beyaz) olarak karşımıza çıkan bu kedi türü, bugün Japonya’nın çok önemli bir kültürel öğesi haline gelmiş durumdadır. “Maneki-neko” dediğimizde belki tanıdık gelmeyecek ama sadece Japonya’da değil, Türkiye’de bile restoran girişlerine, mağaza vitrinlerine koyulan ve sürekli el sallayarak geleni geçeni selamlayan tombik, sevimli kedi figürünü herhalde herkes hatırlayacaktır. İşte “karşılama kedisi”, “şans kedisi”, “mutlu kedi” gibi çeşitli isimlerle anılan bu ünlü Japon figürü, kıvrık kuyruklu Bobtail kedilerinden türemiş ve çeşitli öykülere de konu olmuştur. Örneğin, bir Japon halk hikayesinde, zamanın birinde kendine bakacak parası dahi kalmayan bir dükkan sahibinin kıvrık kuyruklular camiasından bir sokak kedisini dükkanına alıp beslediği, kedinin de buna karşılık olarak dükkanın önünde durup sokaktan geçenlere el sallayarak onları dükkana çağırdığı ve bu sayede bu esnaf amcanın tekrardan zengin olduğu anlatılır. O zamandan beri el sallayan sevimli Bobtail’imiz şans ve para getireceğine inanılarak dükkanların giriş kapılarına yakın bir yerde bulundurulur.

220px-Maneki-neko-ja
Aslında el sallamaktan ziyade dükkanın bereketi artsın diye “gel, gel” yapmaktadırlar.
siamese_cats_interview_cat_health
Burada yüzlerce dolar fiyat biçilen siyam kedilerini Bangkok’ta çöp karıştırırken görebilirsiniz.

Kıvrık kuyruktan söz ettikten sonra, elbette yuvası Tayland olan en önemli kedi türünü unutmamak gerekir. Uzun yıllardır hem Asya kıtasında, hem de dünyanın geri kalan bölümünde çok sevilip el üstünde tutulan bir dostumuz daha var. Adını Tayland’ın eski adı olan Siam’dan alan Siam kedilerinin bir kısmı, 20. yüzyılda Tayland’dan Avrupa ve Amerika’ya taşınarak bu bölgelerde de çok ünlü bir tür haline gelmiş. Bu yolculuk ve şöhret sonrasında farklı türlerle çiftleşen Siam kedileri genetik olarak bir değişime uğruyor. Öyle ki, günümüzde “geleneksel Siam” ve “modern Siam” olarak ikiye ayrılmış durumdalar. Geleneksel Siamlar’ın kafaları daha yuvarlak ve vücutları biraz daha tombul olurken, modern Siamlar’ın bacakları daha uzun, vücutları daha atletik ve kafaları uzun oluyor. Ama ortak bir özellikleri var. Siam kedilerinin tümünü yüz çevresinde başlayan ve burunlarında tamamen koyulaşan lekeden tanıyabiliriz. Tarihte Tayland’dan batıya göç etmiş ve kayıtlara geçmiş olan ilk Siam kedisi, 1878 yılında Amerika Başkanı Hayes’e Bangkok’taki Amerikan Konsolosluğu tarafından hediye edilmiş. Hayes’e hediye edilen bu kedinin adını Siam koymuşlar. Tam bu noktada konunun başından beri muhtemelen hepinizin aklında olan soruyu cevaplamak istiyoruz: Tayland’da Siam kedisine ne denir? Tabii ki “kedi” deniyor. “Siam kedisi”, Amerika göçü sonrasında verilmiş olan bir isim.

wichienmaas_FINAL
Huzurlarınızda ünlü bir Tayland’lı: Wichien Maat

Bunun yanı sıra memleketi Siam olan birçok kedi cinsi mevcut. Öyle ki, Tay dilinde “Tamra Maew” yani “kedi şiirleri” adı verilen, 14.-18. yüzyıllar arasında yazılmış el yazmalarında çeşitli Tay kedilerine ilişkin birçok hikaye ve ilüstrasyon yer alıyor. 17 iyi şans kedisi ve 6 kötü şans kedisini tanımlayan bu olağanüstü eserde “Wichien Maat” adı verilen Siam kedisi neyse ki iyi şans getiren kediler arasında. Öyle olmasaydı belki de Hayes’in diplomatik ilişkileri pek yolunda gitmeyebilir, bizim “Siam” kedisi de Amerika topraklarında pek tutunamayabilirdi.

Tamra Maew’de yer alan bu 23 kediyi detaylıca incelemenizi tavsiye ediyor ve yazımızı burada noktalıyoruz. Bundan tam 7 yüzyıl önce kediler hakkında muhteşem bir eser ortaya çıkaran Tay halkını şehir efsanelerine güvenerek hemen yargılamayın, bizden söylemesi. Son olarak Güney Asya’nın en önemli kedilerinden biri olan Hello Kitty’nin gerçek hayattaki cinsini tahmin etmeyi sizlere bırakıyor ve bol patili günler diliyoruz.

Hello_Kitty_Pink_2981
Uzak doğu ve kedi hakkında yazı yazılacak ve Hello Kitty olmayacak, daha neler.