Gerçek Robinson Crusoe’nun Hikayesi

Edebiyat dünyasının en iyi bilinen karakterlerinden Robinson Crusoe’nun yaratıcısı Daniel Defoe’nun en büyük ilham kaynağı olan Alexander Selkirk, 17’nci yüzyılın sonlarında yaşamış İskoçyalı bir denizcidir.

İspanya Veraset Savaşı patlak verdiğinde Cinque Ports ve St George isimli iki İngiliz savaş gemisi Güney Amerika’dan dönen İspanyol ve Fransız gemilerine zorluk çıkarmak amacıyla yollara düşmüştü. Bir şekilde yolu Pasifik Okyanusu’na düşen gemilerden Cinque Ports  Şili açıklarında bir adada mola vermişken, mürettebattan 28 yaşındaki Alexander geminin durumunun yola çıkmaya elverişli olmadığını söyleyerek demir almayı reddedince kaptanı tarafından adada bırakılmıştır.

4 seneden uzun bir süre bu adada yalnız başına yaşamak zorunda kalan gemi tayfasının haberi olmasa da, gemisi gerçekten de çok kısa bir süre sonra batacak ve kaptanı tüm mürettebatıyla birlikte İspanyol esiri olacaktır.

Çocukluğunda da asi bir genç olan Alexander, gemisi onu bu bilmediği coğrafyada yalnız başına bıraktığında bir süre sahilde Istakoz avlayarak karnını doyurur. Ancak bir süre sonra çiftleşme sezonu nedeniyle karaya çıkan fok balıklarının saldırganlığı nedeniyle adanın iç kısımlarına ilerlemek durumunda kalır.

Adanın iç kısmında yaşam standartlarını yükselterek yalnızlığının yükünü kısmen hafifletir. Kendisinden önceki gemiler tarafından adaya getirilmiş keçileri otlatarak et ve sütlerinden yararlanır. Aynı şekilde önceden adayla tanıştırılmış kedileri besleyerek kendisini fare saldırılarından korur. Deri tabakcısı olan babasından öğrendiği yöntemlerle kendisine kıyafetler diker, yatak odası ve mutfaktan oluşan evler inşa eder. Kısa bir süre sonra turp ve lahana yetiştirmeye başlar. Ayak tabanları zaman içinde oldukça sertleştiği için ormanda yalın ayak yürümeye alışır. Cephanesi bittikten sonra tüfeğini kullanamamaya başlayınca vahşi hayvanları kendi yaptığı bıçağıyla avlamaya başlar. İngilizceyi unutmamak ve can sıkıntısına engel olmak için İncil’den parçalar okur ve ilahiler söyler.

4 sene 4 aylık bu macerası boyunca iki kere kıyıya gemi yanaşır ancak maalesef ikisi de İspanyol gemisidir. Ağaç tepelerinde saklanarak esir düşmekten kurtulur. Sonunda 2 Şubat 1709 tarihinde iki adet İngiliz gemisi adaya gelir. Alexander onları gördüğünde mutluluktan ağlamaktadır. İskorbüt hastalığına yakalanmış olan mürettebatın sağlıklarına kavuşması için günde iki üç keçi avlayarak onları besler.

İngiltere’ye döndüğünde etkileyici hikayesi sayesinde oldukça ünlü bir adam olan Selkirk, şüphesiz Daniel Defoe’nun en önemli ilham kaynağı olmuştu. 1966 yılında Şili devlet başkanı Selkirk’in adasının ismini “Robinson Crusoe Adası” olarak değiştirir.

Alexander’ın müthiş hayatta kalma becerilerini kendisini kurtaran kaptanın kelimeleriyle ifade etmek gerekirse: “Bu dünyadan tecrit birçok insanın düşündüğü kadar katlanılmaz bir yaşam tarzı değildir, özellikle de bu adam gibi kaçınılmaz bir şekilde buna mecbur bırakıldıysanız”