İki Mavi Kulübe Arasından Bakmak – Kore Silahsız Bölgesi

Türkiye’nin de 6.000’e yakın asker gönderdiği Kore Savaşı 27 Temmuz 1953 tarihinde sona ererken bu güzel Uzak Doğu ülkesi göz kararıyla ortadan ikiye bölünmüştü. İki tarafın da daha fazla kayıp vermemek adına askerlerini 2 kilometre içeri çekmesiyle oluşan 4 kilometre eninde ve 250 kilometre uzunluğundaki bölge isminin aksine dünyanın en fazla silahlı kuvvetini barındıran bölgesidir.

Bu özelliğiyle yeryüzündeki en tehlikeli yerlerden biri olan Kore Silahsız Bölgesi’nde biri Kuzey diğeri Güney Kore’ye ait olmak üzere sadece iki adet köy bulunmaktadır. Özgürlük Köyü anlamına gelen Güney Kore’nin Daesong-dong köyü sakinleri Güney Kore vatandaşı sayılmakla beraber vergiden ve askerlikten muaftırlar. Ancak gece 11’den sonra sokağa çıkma yasağına tabidirler ve köy içinde adres değişikliği yapmaları yasaktır. Barış Köyü anlamına gelen Kuzey Kore’nin Kijong-dong köyü ise mavi boyalı her biri elektrik bağlantısına sahip şirin evleriyle gösteriş amacıyla kurulmuş bir köydür.

İki köy de propaganda yapma amacı taşımaktadır. Öyle ki Barış Köyü teknolojinin gelişmesiyle kuvvetli teleskoplarla incelenmiş ve binalarına cam bile takılmamış kimsenin yaşamadığı sahte bir köy olduğu fark edilmiştir. Tarihte bu tip propaganda amaçlı yerleşimlere Potemkin köyü adı verilmektedir. İsmini Çariçe Katerina’nın Kırım ziyareti esnasında daha yeni savaştan çıkmış Kırım’ın zarar görmediği algısını yaratmak için sahte bir köy inşa etmiş Komutan Grigory Potemkin’den alır.

Soğuk Savaş zamanındaki bazı uygulamalar da güç gösterisinin komedisini gözler önüne sermiştir. İki köyden de devasa hoparlörlerle verilen marş ve öz övgüler 2004 senesinde karşılıklı olarak bitirme kararı alınana kadar epey bir gürültü kirliliği yaratmıştır. 1980’lerde Özgürlük Köyü’nde 100 metrelik bir bayrak kulesine asılan Güney Kore bayrağı ise Kuzey’in Barış Köyü’ne 160 metrelik devasa bir bayrak kulesi inşa ederek karşılık vermesine yol açmıştır.

Kore Silahsız Bölgesinin sadece bir noktasında Güney ve Kuzey’in askerleri karşılıklı durmaktadır. JSA (Joint Security Area) ismi verilen bölgeyi, iki ülkenin yöneticilerinin yüz yüze görüşebildiği ve senede sadece bir kere Kuzey ve Güney Kore’li akrabaların birbirini görebildiği resimlerdeki mavi kulübelerden tanıyabilirsiniz.

Bugün de varlığını sürdüren JSA’yı hem Güney hem de Kuzey’den senede 100.000 turist ziyaret etmektedir. Turistlere tur öncesinde düşman toprağı sayılabilecek bu bölgede ağır yaralanma ve ölümlerden kendilerinin sorumlu olacağına dair kağıt imzalatılmaktadır.

Dünyanın en fazla savaşa hazır bölgesinde yine de çok vukuat yaşanmamıştır. En büyük olay “Balta Cinayeti Olayı” olarak da bilinen iki Amerikalı subayın ölümüyle sonuçlanmış olan restleşme olmuştur. Kuzey Kore tarafını gözetlemeyi zorlaştıran bir Kavak ağacının Amerikalı askerler tarafından budanması esnasında saldırgan geçmişi nedeniyle “Teğmen Bulldog” olarak da bilinen Teğmen Pak Chul önderliğinde 25 Kuzey Kore askeri gelerek sessizce izlemeye başlamıştır. Bir süre sonra Pak Chul budamanın durdurulmasını talep etmiş, neden olarak da bu ağacın Kuzey Kore’nin büyük önderi Kim İl Sung tarafından dikildiğini öne sürmüştür. Amerikalıların istifini bozmamasına istinaden kolundaki saati çıkararak mendiline sarmış, cebine koymuş ve askerlerine “öldürün!” diye bağırmıştır. Silahsız olmaları nedeniyle budayıcıların yere bıraktığı baltalarla saldıran Kuzey Koreliler iki Amerikalı subayı öldürmüş ve ekibin geri kalanını yaralamıştır.

Dönemin Amerikan Başkanı Gerald Ford önderliğinde Beyaz saraydaki Oval ofiste yapılan intikam planına bir Kuzey Amerika mitolojik kahramanı olan, insanüstü kabiliyetiyle bilinen Oduncu Paul Bunyan’ın ismi verilmiştir. Paul Bunyan operasyonuyla tam üç gün sonra bir kısmı taek won-do’da siyah kuşak sahibi 815 silahsız kişi Güney tarafından bölgeye girmiş, elektrikli testerelerle malum ağacı kesmeye başlamıştır. Anında bölgeye Kuzey Kore’li askerler sevk edilince, Amerika ve Güney Kore ordusu sınırın ötesine yerleştirdikleri 20 Lojistik Helikopter, 7 Kobra Saldırı Helikopteri, B-52 ve F-4 tipi savaş uçaklarını karşıdan görülebilecek şekilde yaklaştırmıştır. Bu sayede olaysız bir şekilde ağaç kesilerek kökü iki şehit askerin anısını yaşatmak için bölgede bırakılmıştır.

Psikolojik savaşın komedisi üzerine bir çok film yapılmış ve kitap yazılmıştır. Aklımıza hemen “Büyük Diktatör” filminde birbirlerini etkilemek üzere sürekli sandalyesini yükseltip salonun tavanına kadar yükselen Hitler parodisi Charlie Chaplin ve Mussolini parodisi ekürisi gelmektedir.

Dünyanın yok oluşundan hemen sonra radyasyondan korunmak için insanoğlunun tünel kazacağını düşünerek “tünel yarışı”nda Sovyetler’in gerisinde kalmamaları gerektiğini söyleyen General Buck Turgidson’la hafızalara kazınmış bir Stanley Kubrick şaheseri olan Dr. Strangelove’ı da biraz tebessüm biraz da geleceğe dair endişeyle hatırlamanın belki tam sırasıdır.