Japonya ve Fatsa : İki farklı dünya

Japonya ve Fatsa. Şüphesiz ilk defa duyanlar için hiçbir bağlantısı olmayan iki kelime.
Ancak Ordu’nun Fatsa ilçesinde yaşayanlar veya Fatsalı eş-dost sahibi olanlar için durum farklı. Zira Japonya’da yaşayan 5.000 Türk’ün yarısından fazlası Fatsalı.

Fatsalılar özellikle Japonya’nın sanayi şehri olan Nagoya’da hurdacılık sektöründe çalışıyor. Ayda 2.500 Euro gibi bir gelir elde edildiği için bu uzak coğrafyaya inanılmaz bir göç süregelmektedir. Üç ay vizesiz dolaşım süresini ihlal edenler 5 yıl boyunca tekrar girişten men edilmekteydi. Ancak bu durum bir çok Fatsalı’nın mahkemeyle ismini değiştirerek tekrar Japonya’ya gitmesine yol açınca Japon hükümeti artık Fatsalı’ların ülkeye girişine büyük ölçüde izin vermemektedir.

Münasebetin geçmişi araştırıldığında tek bir kişiye kadar gidilebilmektedir. Nam-ı diğer Japonya Fatihi Hayri Atılgan. Hayri Bey bir gemide aşçı olarak çalışmaktadır. Japonya’ya geldiklerinde şehirde gezinmekteyken bir Türk’le karşılaşır. Bu kişi kendisine arkadaşlık etmesini istediği Hayri Bey’e araba parçalama işi için 1.000 dolar maaş ve yatacak yer teklif eder. Hayri Bey gemisini bırakarak Japonya’ya yerleşir. Kısa bir süre sonra bir Japon kadınla tanışır ve aynı işi yapanların kendisinden 3 katı maaş aldıklarını öğrenince kendi işini yapmaya başlar. Bir kaç sene içinde arkadaşları ve akrabalarından 500 kişiye iş bulur ve Japonya’ya taşınmalarına sebebiyet verir.

Seneler içinde bir kısmı anlaşmalı, bir kısmı ise katıksız aşk evliliği olan bir çok kız alma durumu da yaşanmıştır. Basında yer aldığı şekliyle “Japon Gelin”lerimizin bir kısmı misafirimiz oldu, bazı damatlarımızı da Japonya’ya gönderdik.

Kore Savaşında olsun, İlhan Mansız veya rahmetli Barış Manço örneklerinde olsun bizim Japonya’yla bir kan çekme durumu zaten her zaman vardı sanki.